Cuma, Aralık 22, 2006

FUNGİ KURABİYE EVİ..
































Fungi, Haziran ayında Gayrettepe’ de açılmış küçük bir kurabiye evi. Behiye ve Aynur Fungi’ nin sahipleri. Mutfak tamamen Behiye Hn’a ait. Tüm ürünleri kendisi yapıyor. Müşterilerine her zaman taze ve kaliteli ürünler sunmak Behiye Hn’ ın en önemli prensibi. Behiye Hn, Fungi’ den önce büyük otel mutfaklarında ve önemli cafelerde pasta bölüm şefliği yapmış. Ürünlerin hepsi çok lezzetli. Özellikle browni harika… Fungi’ ye gittiğinizde sizi küçük ama sevimli, portakal rengi ve beyaz rengin hakim olduğu sıcacık bir ortam karşılıyor. Kısacası Behiye Hn, ürünlerine sevgisini de ekleyip, mükemmel tatlar ortaya koyuyor. Fungi, mutluluğun kurabiyesi…Yolunuz Gayrettepe civarına düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ederim…

Perşembe, Kasım 23, 2006

EBRU DEMİR KOÇAK.


Merhaba, 1978 Tekirdağ doğumluyum. Evliyim, 4 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Ege Üniversitesi Gıda Teknolojisi bölümü mezunuyum. 1999 yılından bu yana çeşitli gıda firmalarında üretim, kalite ve araştırma geliştirme bölümlerinde görev aldım.

Hayalim kendime ait küçük bir pastane açmak. Zaten Pastacı ve Burcu ile tanışmam da bu vesile ile oldu. Pastacılık hakkında kurslara gitmek için araştırma yaparken Pastacı’ ya yorum yazdım ve Burcu hemen bana geri dönüş yaptı. Bende biraz daha kendimi tanıtınca, bu güzel iş birlikteliği başladı.

Sorularınız için her zaman burada olduğumu bilmenizi ister, şeker tadında keyifli günler dilerim.

Sevgiler…




Ege Üniversitesi Gıda Bilimi ve Teknolojisi mezunu. 7 yıllık gıda deneyimli olan Ebru Demir Koçak'ın katkı maddeleri üzerine yaptığı açıklaması;

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Gıdalarda kullanılan her türlü katkı
maddesinin ya da katkı maddesi kullanılmış ürünlerin fazla tüketiminin insan
sağlığına zararları var. Ancak bu konuda bize Türk Gıda Kodeksi referans
oluyor. Gıdalarda kullanılacak katkı maddalerinin en fazla ne kadar olması
gerektiğini Kodeks'ten öğreniyoruz. Sonuçta gıdalarda renk vermek ya da
tatlandırmak ya da korumak amaçlı bir çok katkı maddesi kullanılıyor ve biz
bunları tüketiyoruz. Tüm bu katkı maddeleri çeşitli analizlerden geçerek
kullanımına izin veriliyor. Burada önemli olan kullandığın katkı maddelerini
güvenilir firmalardan
tedarik edilmesi. Hatta onlardan üretim izin belgelerini isteyebilirsiniz.
Zaten katkı maddelerinin etiketlerinde de kullanım miktarları yazar.
Örneğin agar agar (E406) en yüksek kullanım miktarı 10g/kg olmalı der
Kodeks...
Bir de Türkiye'de kullanılan her türlü ürünün bir standardı vardır. TS...
gibi.

Sonuç olarak tüm gıda firmaları birçok katkı maddesi kullanıyor. Ama bunları
gıda kodeksi, yönetmelik, türk standartlarına uygun olarak kullanıyorlar.
Gerekli analizleri yapıyorlar.

Türk Gıda Kodeksi Ürün Tebliğleri
Reçel, jöle , marmelat ve tatlandırılmış kestane püresi tebliği (2002/10)
Renkendiriciler ve tatlandırıcılar dışındaki gıda katkı maddeleri tebliği
(2003/44)
Şeker tebliği (99/10)

Umarım sizi biraz aydınlatabilmişimdir... Her zaman sorularını yanıtlamaya
hazır olduğumu bilmenizi ister, iyi çalışmalar dilerim...

GIDALARI SAKLAMA KOŞULLARI -1

Hangi gıdayı hangi koşullarda ve ne kadar süre ile saklamalıyız?

Öncelikle gıdaları genel olarak 2 gruba ayıralım:

Dayanıklı Gıdalar ( kuru baklagiller, tahıl ve tahıl ürünleri, salça, konserve, kuruyemiş, baharat, patates, soğan vb)
Çabuk Bozulabilen Gıdalar ( et, balık, tavuk, süt ve süt ürünleri, donmuş meyve sebzeler vb)
Dayanıklı gıdaları genelde ortam koşullarında, Çabuk bozulabilen gıdaları ise buzdolabı ve derin dondurucularımızda muhafaza ederiz.
Orijinal ambalajı ile satın aldığımız her gıdanın üzerinde bir etiket ve bu etikette de gıdanın hangi koşullarda muhafaza edilmesi gerektiği yazmaktadır. Biz tüketiciler olarak etikette yazan saklama koşullarına uyduğumuz sürece gıdalarımızı güvenli bir şekilde tüketebiliriz. Bazı ürün ambalajlarının üzerinde ‘’Açıldıktan sonra 2 gün içinde tüketiniz vb’’ ifadeler yer almaktadır. Aslında çoğumuzu tereddüte düşüren de, orijinal ambalajı bozulmuş gıdaların nasıl muhafaza edilmesi gerektiği düşüncesidir.
Diğer yandan kendi yaptığımız ürünlerin saklama koşulları da çok önemlidir. Peki kendi yaptığımız ürünleri hangi koşularda ve nasıl saklamalıyız? Örneğin pasta? Köfte? gibi
Gıdalarımızı uygun olmayan koşullarda (sıcaklık, nem, zaman vb) muhafaza ettiğimizde gıdalarımızın bozulduğunu görürüz. Bazı gıdalar bozulduğunda bize işaret verir ve süper olur. Örneğin etin kokması, cevizin acılaşması gibi. Bazı gıdalar ise bozulsa dahi bize işaret vermezler. Asıl tehlikeli olan durum da budur. Çünkü biz anlamadan bozuk gıdaları tüketmiş ve sonunda çeşitli belirtiler ile hastalanmış buluruz kendimizi… Karın ağrısı, mide bulantısı, ishal gibi. İşte bu durumda biz tükettiğimiz gıdadan zehirlenmiş oluruz.
Kendimiz ya da sevdiklerimizin sağlığı için;
Güvenilir gıdaları tüketmeli,
Gıdalarımızı uygun koşullarda muhafaza etmeliyiz